Kentin kapıları önünde

Tarihi kentin birkaç adım ötesinde eski şehir surunun önünde bahçe, eski değirmen ve meyve bahçelerinin yer aldığı bir dinlenme ve seyir alanı bulunmaktadır. Burada eskiden üzüm bağları bulunmakta idi.

Bunun haricinde burada Langen etrafında tarla, çimen ve ormanların içinden geçen çok sayıda gezi ve bisiklet yolu bulunmaktadır. Kentin her noktasından doğaya birkaç adımda ulaşmak mümkündür. Bisikletliler 20 kilometre uzunluğundaki bir yolda Langen’in etrafını tanıyabilirler.

Langen’in güneydoğusunda Koberstadt bulunmaktadır. Geniş orman arazisi içerisinde önceki Demir Çağı’ndan kalma höyükler bulunmaktadır (MÖ 500 civarı). Harika görünümlü orman gezmek, bisiklete ve ata binmek için ideal bir dinlenme alanıdır. Ayrıca yaban domuzu avı için de burada gereken yapı mevcuttur. İki ana yolun kesişme kavşağında 150 yıldır dinlenme olanağı ve huzur sunan Weiße Tempel bulunmaktadır.

Kentin yakınında yer alan popüler bir dinlenme mahalli ise Langen kenti mücavir alanındaki Mühltal im Osten’dir. Mühltal (değirmen vadisi) denmesinin nedeni buradan çıkan Sterzbach'ın bir zamanlar altı değirmeni çalıştırmış olmasıdır. Bunlardan birisi olan Merzenmühle bugün bir restoran olarak hizmet vermektedir. Gene en güzel gezi imkânları – hatta yıldızların altında – komşu Scheuer im Mühltal“ ile yakındaki diğer bir restoranda bulunmaktadır. Mühltal’deki diğer bir çekim noktası ise adeta bir resim gibi orman ve kır havasına oturmuş olan gölcüktür.

Ayrıca Odenwald ve Bergstraße, Taunus, Rheingau ve Spessart gibi turistik hedefler ile Frankfurt, Mainz, Wiesbaden, Offenbach ve Darmstadt gibi büyük kentlere de Langen’den kolayca erişmek mümkündür.

Wolfsgarten Sarayı

Langen’in batısındaki şehir ormanında Wolfsgarten Sarayı (www.schloss-wolfsgarten.de) ve parkı bulunur. Bu mükemmel malikâne 1997 yılından beri Kont Moritz von Hessen’in rezidansıdır. 1721 ila 1724 yılları arasında av köşkü olarak yapılmıştır.

Bu mükemmel, 57 hektarı kapsayan saray parkı (ancak çök özel vesilelerle açılmaktadır) çok sayıdaki dev Rhododendron çalıları ve gene bol miktardaki nadir, egzotik ağaçları ile ünlüdür. Burada ziyaretçi çok sayıda balık havuzunun üzerindeki balık gölü, Bonifatius şapeli ve ormanda gizlenmiş çay evi gibi heykel ve küçük binalarla karşılaşır. 1902 yılında genç yaşta ölen Prenses Elisabeth için Joseph Maria Olbrich tarafından tasarlanmış, bir oyun evi olan prenses evi, en önemli ilgi çeken merkezlerinden birisidir.

Buradaki park, yapraklı ve iğneli ağaçlar, doğallığı bozulmamış çayırlar, çiçek, çalı ve doğal seslerin güzel bir kompozisyonu olup geniş yollara serpilmiş tarihi bina ve heykel, fıskiyeleri, su bitkileri ve kurbağaları ile değişken manzaralar sunan mahallere sahiptir. Buna bir de çok eski bir meşe ve Kaliforniya mamut ağacı da dahildir. Sarayın iç avlusuna giren kişi, burada zamanın durduğu duygusuna sahip olur.